UZAYIN KOKUSU NEYE BENZİYOR?


17_nAslına bakarsanız, uzay berbat kokuyor. Tam olarak neye benzediğine dair emin değiliz; ama kesin olarak bildiğimiz şu ki koku pek iç açıcı değil. Aslında astronotlar için NASA’nın kokuyu deneyip taklidini yapmak istemesi tuhaf bir durum; böylece uzay yürüyüşçüleri kendilerini neyin içine attıkları ve tabi burunlarını neye dahil ettiklerini bilebilecekler.Daha önce uzay yürüyüşüne çıkmış insan sayısı az olduğundan, net bir koku teşhis etmekte zorlanılıyor. Önceki astronotların, kokuya en yakın olarak adlandırmaları “kurutulmuş biftek”, “sıcak metal”, “kaynar duman” ve hatta “barut” tu. Şimdilerde, NASA Londralı Kimyager Steve Pearce’den, gönüllü olarak kokuyu tekrar yaratması için yardım talep ediyor. Bunun büyük ölçüde uzay eğitim egzersizlerinde yardımcı olacağına inanılıyor.
Belki, daha önce hiç kendi başına uzaya yolculuk etmemiş olsa da, Pearce uzay kokularına tamamen yabancı değil. Yakın zamanda Mir uzay istasyonunda kalıcı olarak bulunan kokuyu tekrar yaratmayı başardı. Discovery’ye söylediğine göre karışım “terli ayak kokusu ve eski vücut kokusunu alın, şimdi bunları aseton ve gazolin kokusuyla birleştirin… Ve sonuca yaklaştınız!’’. Votkanın dokunuşunu da eklemeliyiz; çünkü hepsinden önemlisi, Mir deki mürettebat, Rus astronotlardan oluşuyor buraya kadar hepsini topladığımızda ve en son sonuca baktığımızda, Pearce’in belirttiği sonuç “korkunç.”
Pearce’ın söylediği “Bu kesinlikle bizlere, Mir’de uzun süre tıkılıp kalmanın gerçekten iyi bir fikir olmadığını gösteriyor.”.Ama rahatlatıcı bir şekilde bu koku sadece uzay istasyonunun dış sınırlarında yer alıyor ve astronotlar bu kokuyu ancak uzaya açılan son sınırının içine adım attıkları zaman içlerine çekiyorlar. Tüm bunların ötesinde, esas sorun şu ki uzayın kokusunu bulduğumuzu farz etsek bile bunu kanıtlayabilmek çok zor olabilir.
Söylentilere dayalı keşifleri bir araya getirirsek-Pearce’ın söylediği şu ki; kurutulmuş biftek ve metal aslında bir çizgide buluşuyorlar ve “bizim, oluşan bu hissiyatın, aslında bazı yüksek-enerji titreşimlerine sahip parçacıkları içimize aldığımızda, havayla birleşmeleri sonucu oluştuğu doğrusuna itiyor.” Yakın zamanlarda uzayın toz parçacıklarında bulunan etil formatın keşfi (ahududuya aromasını verenle aynı madde) ile uzayın kokusunu tekrar oluştururken güçlü bir başlangıç noktası ortaya çıkmış oldu; buna göre sülfüriğe yakın bir koku, uzay için olasılıklı bir ihtimal.
NASA astronotu Kevin Ford, 2009’daki Dünya etrafındaki turundan sonra, aslında bu kokunun ne kadar eşsiz olduğunu özetler şekilde “Hayatım boyunca hiç koklamadığım bir şey gibiydi; ama asla unutmayacağım bir koku” dedi.

Advertisements