UFO’ LARLA KARŞILAŞMANIN İNSAN ÜZERİNDEKİ FİZYOLOJİK PSİKOLOJİK ETKİLERİ..


670198_nUFOlar ya da UFOlar’la gelenlerle karşılaşmalarda (yakın karşılaşmalarda, özellikle de 2. ve 3. tür yakın karşılaşmalarda) dünya insanının bundan nasıl etkilendiği konusu bazı araştırmacıların dikkatlerini çekmiştir(1). Söz konusu etkileniş, insanın psikolojisini de aşarak ruhsal (psychic) yanına doğru uzanmıştır. Konuyla ilgili literatür, bu durumla ilgili örneklerle doludur; bunlardan bazılarını aşağıdaki derlememizde bulacaksınız.
Beşeri fizyolojinin ve psikolojinin, UFOlar ile yakın karşılaşmalara olan en genel ve yaygın tepkilerini şöylece sıralayabiliriz: Yaralanma, yanık, geçici felç, rahatlık ya da bir rahatsızlıktan kurtuluş, göz kararması, nöbet(kriz), zamanda kayış, hafıza kaybı güçlenmesi, zekâ düzeyinde artma azalma, psikoz.
Bunlara ek olarak ve daha çok gözlemci kişinin ruhsal yanıyla ilgili olmak üzere şu tepkilere de rastlanmıştır: 1-Telepatik iletişim ve durugörü, 2-Önsezi ya da kehânet, 3-Materyalizasyon, de-materyalizasyon, apor(2) 4-UFOlar’la gelenlerin (aniden) ortaya çıkmaları ve görünmez hale gelmeleri, 5-Telekinezi (hareket eden eşyalar, nedeni bilinmeyen sesler ve tıkırtılar, radyo,tv,tlf. ve öteki elektrikli cihazların çalıçmalarının etkilenmesi, 6-UFOlar’ın ruhsal düşünce fotoğrafları, 7-UFOlar’la ilgili ses bantı kayıtları, 8-Gözlemcilerin ya da eşyaların teleportasyonları (3), 9-Levitasyon(4) ve 10-Tekinsizlik ve poltergaist (poltırgayst okunur) (5) olayları. Görüldüğü gibi; dünya dışı canlılık ya da evrende zeki hayat konusu ile parapsikoloji (hatta metapsişik) arasında birçok bakımlardan bağlantı bulunmaktadır ve biz de zaten böyle bir yaklaşım içinde sizlere aktarımlarda bulunmak istiyoruz…
Söz konusu bağlantılara rağmen, UFO olaylarının ya da UFOlar’la ilgili deneyimleri bulunan insanların şimdiye kadar en az incelenmiş yanı budur; yani işin (astronomik ve fiziksel yanına oranla) psikolojik(6), parapsikolojik hatta parapsişik metapsişik yanı… Bununla birlikte, az da olsa, şimdiye kadar yapılan araştırmaların bir ürünü, UFOlar’la gelen zeki varlıklarla görüşenlerin ortak bir yanını ortaya çıkarmıştır ki, o da; bu kimselerin ipnoza olan yatkınlıklarıdır. Evet, bu insanlar, ruhsal uyarana son derece duyarlı kimselerdir.
Dünya beşerinin UFO fenomenine olan söz konusu psiklojik ve ruhsal tepkilerine bazı örnekleri bu yazımızda, bazılarını da başka yazılarımızda vereceğiz. UFOlar’ın; insan, hayvan ve çevre üzerinde yaptıkları geçici kalıcı etkiler:
İkinci türden yakın karşılaşmaların bazılarında, olayı gözlemleyen tanıkların bir kısmında; şok, buhran, açıklanamayan korku ve huzursuzluk olmakta, bir kısmında ise (özellikle 3.türden yakın karşılaşmalarda) rahat olması gerektiği, korkmasının anlamsız olduğu gibi açıklanamayan zihinsel telkinler hissetme durumu deneyimlenmiştir. Bu sırada ortaya çıkan; şok, bilinç kaybı, ani sıcak basması şeklindeki durumları radyasyon ya da elektromanyetik etkiyle, alınan telkinleri içeren bir deneyim Brezilya’da cereyan etmiş bir olayda yaşanmıştır(7).
Olayın kahramanı Antonio Bogado La Rubia, görevine servisle gitmek üzere, sabaha karşı 02:15’te evinden çıkmıştı. Servis aracının durağına giden yol ıssız bir yöreden geçiyordu. Çünkü, Antonio’nun evi zaten şehir dışında nispeten ıssız bir bölgedeydi ve evinin yakın çevresinde birkaç küçük kulübeden başka mesken de yoktu. Servis aracını kaçırmamak için hızlı adımlarla durağa doğru ilerlemeye çalışırken, az ileride (kendi ifadesiyle) “şapkaya benzer bir şey”i aniden gördüğü zaman doğal olarak irkilmiş ve olduğu yerde sanki donakalmıştı. Durur durmaz da, iki yanında (yine onun ifadesiyle) “iki adam” tarafından yakalanıvermişti.
Antonio çok geçmeden kendisini, “o şey…” olarak adlandırdığı bir mekânda buldu. Orada sanki boşlukta duruyor gibiydi. Burada, her iki yanında boyları hemen hemen kendisininki kadar yaklaşık 10-12 “adam” vardı. Antonio bu “adamlar”ın soluk alıp verişleri dışında hiç bir ses duymuyordu. Bir ara paniğe kapılan Antonio bağırmak istedi ama sesinin çıkmadığını hayretle fark etti. Bu ilk mekandan sonra, Antonio; mavi ve beyaz ışıkların egemen olduğu yan mekana alındı. Burada sağ elinin orta parmağından kan örneği alındı. Bu sırada ekrandan kendi görüntüsünü (ama yakın geleceği de içeren görüntülerini) izlemekteydi.
Bir ara tüm gücünü toplayarak birden bire şiddetle haykırabildi: “Siz kimsiniz, benden ne istiyorsunuz?” Yanında bulunan “adamlar” Antonio’dan herhalde böyle bir tepki beklemiyorlardı ki, hepsi birden, telaşla bir iki adım geri sıçradı. Ama hemen hemen aynı anda Antonio’nun üzerine yöneltilen bir ışık hüzmesiyle kahramanımızın sesi kesilivermişti. Sesini çıkarmak bir yana, elini-kolunu bile kıpırdatamıyordu. İçinde bulunduğu bu hali Antonio sonradan şöyle betimlemeye çalışmıştır: “Bir an, adamların beni canlı canlı kızartmak niyetinde olduklarını sanmıştım. Sanki, alev alev yanıyordum. O ışığın altında nar gibi kızarmıştım. Işığı üzerimden çektikleri zaman, bir parça rahatladım..” O acayip yerde ne kadar kaldı, bilmiyor; nasıl olduğunu anlayamadan, kendisini ilk götürüldüğü alındığı yerin yakınında terk edilmiş bir kulübenin içinde buluverdi. Kendine geldiği zaman, saatine baktı, 03:55’i gösteriyordu. Demek ki, “o şey”in içinde 40 dk.geçmişti.
Güçlükle işyerine geldiğinde, hâla ateş gibi hissediyordu kendisini. O kadar ki, arkadaşlarından, üzerine hortumla su sıkmalarını istedi. Ama fayda vermedi ve onu, işyerinin sağlık merkezine götürdüler: Vücut ısısı 42 dereceyi gösteriyordu. Sağlık merkezinde Antonio doktorlar tarafından, yarı çıplak durumda muayeneden geçirilirken, “o şey”in içinde bulunduğu sırada ekrandaki kendi görüntüsünü anımsadı. Evet, bu an kendisine “o şey”in içinde izlettirilmişti, hem de saatlerce önce… Bu tıbbi muayeneden sonraki saatlerde kahramanımızın duygusal belirtileri tepkileri aynen bir çocuğunki gibiydi; hatta, bebek gibi ağladığı zamanlar oluyordu. Ateşi zaman zaman inişler-çıkışlar gösterdi. Vücudunun bazı yerlerindeki hafif şişliklerin yanı sıra, kusma ve ishal durumları sürüyordu. Vücudunun bazı kısımlarını kaşımaktan yer yer kızartmıştı. Ne kendisine dokunulmasını, ne de üzerine bir şey giymek istiyordu. Hemen hemen sürekli olarak kuruluk hissettiği ağzı sanki alev alev yanıyordu.
Antonio’ya psikolojik testler de uygulandı ama hepsinden normal çıktı. Öte yandan, konuyla ve Antonio ile elbette ki, UFO araştrmacıları da ilgilendi. Bunlardan birisi olan yerel araştırmacı Irene Granchi 1968 yılında Mendoza Peccinetti, Villegas’ta Antonio’nun başından geçen olaya benzer bir üçüncü türden yakın karşılaşma olayını ilgililere anımsattı: O olayda da, orta parmaktan kan örneği alma ve TV izletme durumları vardı…(8)
Değerli okuyucularımız, dünya insanının UFOlar ile karşılaşmasının etkileri elbette ki, böyle birkaç örnekle sınırlı değil. Öteki örnekleri daha sonraki yazılarımıza bırakarak, bu yazımızı burada noktalıyoruz. Evrende yalnız değiliz, bizden başkaları da var…

Реклама
By Teymur Kasamanli Posted in TURKIS