DÜNYALIYI ZETALAR KAÇIRIYOR


Kaçırılanlar gemiyi nasıl tarif ediyor? 

Hafif soğuk bir ortam, etraf flu, genelde bir, en fazla üç varlık var.
Peki hangi dilde anlaşıyorlar?
Telepatik. Diyorlar ki, “Korkacak hiçbir şey yok. Kötü bir niyetle burada değiliz. Irkımızın geleceği açısından bazı bilgilere ihtiyacımız var.” Çok nadir sözsel iletişim de var. Mekanik bir ses çıkıyor. Zaten onlar için bizim dilimizi aksansız konuşmak bir saniyelik iş. Bu arada bazı insanların zihninden de bu bilgiyi siliyorlar, gerekçeleri de şu; “Dünyada bundan sonra hiçbir şeye ayak uyduramazsınız. Her şey anlamsız gelir.” Gemiye alınan insanlar genelde rüya gördüğünü sanıyor, zaman içinde bu flashback’ler üst bilince geliyor. Şüphelenip bize başvuruyorlar.
Hatırladıkları kadarıyla uzaylının tipi nasıl?
Gözler çok büyük, ama Zeta’lar gibi simsiyah değil, bizim gibi gözbebeği var. Zeta’larda göz simsiyahtır. Zaten bu kaçırma olaylarını da dünyadan 4.3 milyon ışık yolu uzaklıktaki Zeta Reticuli’ler daha çok yapıyor.
Uzaylıların hepsi iyi mi?
Bizim gibi, iyileri de var kötüleri de.
Ne yapıyorlar yukarda?
Evrende sizin tahayyül edemeyeceğiniz boyutlarda ve teknolojilerde savaşlar oluyor.
Kimle kim savaşıyor?
Milyonlarca uygarlık, yıldızlararası galaktik federasyonlar var, hiyerarşik bir düzen olduğundan bahsediliyor. Ama politik bir sistem değil bu, daha çok bilgeliğin ön planda olduğu bir yapı. Ekonomik sistemleri de farklı, para mara yok. Temel ihtiyaçları karşılamak onlar için çok basit. Oradaki varlıklar kendilerini bilime ve sanata adıyor.
Bizim ne kadar ilerimizdeler mesela?
Big Bang’in oluşumu 13.7 milyar ışık yılı öncesi başladı deniliyor. Uzaylılar buna gülüyor. Onlar, “Bu rakamı trilyonlarla çarpın” diyor.
Uzaylıların güldüğünü nereden biliyorsunuz?
Onların da duyguları var. “Farkımız yok. Bizim evrimsel sürecimiz daha evvel başladı” diyorlar.
Tipleri nasıl?
120 ayrı tip var. Dişi, erkek gibi ayrımlar var. Çocuklar klonlama yoluyla meydana geliyor.
Boyutları minik mi?
1.30 da, 5-6 metre olan da var.
O kadar yol git gel üşenmiyorlar da…
Dünyada bizim ulaşamadığımız sekiz, on tane yerleşik üsleri var. Türkiye geçiş kapılarından birinin Niğde-Aksaray taraflarında olduğundan şüpheleniyoruz. Ayın karanlık yüzünde de üsleri olduğu konuşuluyor. Fark ttiyseniz Ay programı da iptal edildi. Ay işgal edilmiş vaziyette, Mars’ta, Satürn’ün halkasında da üsleri var.
Keşke gelseler!
2011 yılında bu ziyaretler çok sıklaşacak. Ben 2020’ye kadar dünyalılarla açık temasa geçeceklerini düşünüyorum. Şu an hazırlık sürecindeyiz, bu süreç hızlanacak. Onların kendilerini göstermek gibi bir dertleri yok. Kesin tarihi bizim kolektif şuurumuz belirleyecek.

 

Реклама
Автор: Teymur Kasamanli Рубрика: TURKIS